Graz Deklerasyonu (28-30 Mayıs 2003)

BERLİN’DEN İLERİ: 2010 VE ÖTESİNDE ÜNİVERSİTELERİN ROLÜ


GİRİŞ


28-30 Mayıs 2003 tarihleri arasında Graz’da yapılan ve şehirdeki 3 üniversitenin de ev sahipliği yaptığı II. Avrupa Yükseköğretim Kurumları Konvansiyonu’nda oluşturulan Graz Deklarasyonu, EUA (Avrupa Üniversiteler Birliği) politikasının temel belgesidir. Daha önce, Leuven’de yapılan dördüncü toplantısında, EUA Konseyi tarafından kabul edilmiş ve daha sonra Avrupa Eğitim Bakanları’nın Bologna Sürecinin bir sonraki aşamasının önceliklerini onaylamak amacıyla yapılan 18-19 Eylül 2003 tarihli Berlin toplantısına gönderilmiştir. Bundan dolayı, Avrupa üniversitelerinin resmi konumu sayılmaktadır. Berlin’deki Bakanlara aynen sunulmuştur ve konferans işlemlerine katılacaktır.


Deklarasyon, üniversitelerimize uzun dönemli vizyon sağlamayı ve Bologna sürecinin bir sonraki dönemi için öncelliklerimizi ifade etmemizi hedeflemektedir. Deklarasyon, Trends 2003 Raporunun sonuçlarından hareketle, temel uğraşının son birkaç yıldır Avrupa’da yapılan bütün yasal değişiklikleri, anlamlı akademik hedeflere ve kurumsal gerçekliklere dönüştürmek olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca, deklarasyon, , Avrupa üniversitelerinin küresel bağlam içindeki rollerine, kendilerinin nasıl gördüklerine ve temel değerlerinin ne olduğuna bakmak için Bologna Hareketi Çizgileri’nin ötesine geçmektedir.

Deklarasyon, Avrupa üniversitelerinin gelecekteki rollerini nasıl gördüklerini ortaya koymakta, hareket için öncellikleri tanımlamakta ve hükümetlerden ne gibi eylemler beklediğimizi belirtmekte ve üniversitelerin Avrupa toplumunun gelişmesinin merkezi olarak kalabilmesi için yapmaları gerekenleri şu şekilde sıralamaktadır:


-üniversitelerin kamu sorumluluğu olarak kalmasını sağlamak,
-araştırmayı yükseköğretimin ayrılmaz bir parçası olarak görmek,
-sağlam kurumlar oluşturarak akademik kaliteyi yükseltmek,
-hareketliliği ve sosyal boyutu geliştirmek,
-kalite güvencesi içinde bir Avrupa için bir politika çerçevesinin geliştirilmesini desteklemek ve şüphesiz ki
-Bologna Sürecini ileri götürmek.

Graz Deklarasyonu, EUA’nın 2004-2005 dönemi için oluşturulacak Eylem Planı’nın hazırlıklarına zemin oluşturacaktır.

Graz Konferansının Genel Raportörüne, Profesör Christina Ullenius’a, Karstad Üniversitesi Rektörü ve İsveç Yükseköğretim Kurumu’nun Başkanı’na, Graz Deklarasyonu’nun başarısına ve Graz Deklarasyonunun hazırlıklarına katkılarından dolayı şükranlarımı sunuyorum. 

Eric Froment
EUA Başkanı

1. Üniversiteler Avrupalı toplumların gelişiminin merkezindedir. Üniversiteler yöresel, bölgesel ve küresel olarak toplumların sosyal ve ekonomik refahı için yaşamsal bilgiyi yaratır, korur ve yayar. Avrupa değerlerini ve kültürünü üniversiteler oluşturur ve geliştirirler.

2. Üniversiteler tüm kıtada güçlü araştırma kapasitesine sahip bir bilgi Avrupasını, üniversitelerde -tek başlarına yada ortaklıklar içinde içersinde- araştırma tabanlı eğitimi savunurlar. Kültürel ve dilsel çeşitlilik araştırma ve öğretimi zenginleştirir.

3. Avrupalı üniversitelerin gelişimi bir grup değer üzerine şekillenmiştir: eşitlik ve ulaşılabilirlik; araştırma ve bursların tüm alanlarda yüksek öğretimin ayrılmaz bir parça olarak görülmesi; yüksek akademik kalite; kültürel ve dilsel çeşitlilik.

4. Öğrenciler akademik topluluğun kilit ortaklarıdır. Bologna reformları; tüm öğrenciler için bireyselleştirilmiş ve esnek öğrenim yollarının sunulmasını kolaylaştıracak, mezunların istihdam edilebilme olasılığını yükseltecek ve kurumlarımızı Avrupa’dan ve diğer kıtalardan gelen öğrenciler için daha çekici hale getirecektir.

5. Avrupa üniversiteleri küresel ölçekte aktiflerdir, sürdürülebilir ekonomik kalkınmaya ve yeni buluşlara katkıda bulunurlar. Rekabet ve mükemmellikle, ulaşılabilirlik ve sosyal birleşme arasındaki denge sağlanmalıdır. Bologna reformları ancak üniversiteler küresel rekabetin zorlamasını ve Avrupa’nın tümünde daha güçlü bir sivil toplum geliştirmenin önemini sahiplenirlerse başarılı olabilir.

6. Üniversiteler en yüksek düzeyde kaliteyi, yönetişimi ve liderliği benimsemeye devam etmek zorundadır. 

Kamu Sorumluluğu Olarak Üniversiteler

7. Hükümetler, üniversiteler ve öğrenciler uzun dönemli bir vizyon olan Bilgi Avrupası düşüncesine inanmalıdır. Üniversiteler farklı biçimlerde gelişmeye ve çok çeşitli yollardan kaynak yaratmaya teşvik edilmelidir. Ancak yükseköğrenim, temel akademik ve sivil değerleri koruyabilmek, bütünsel mükemmelliği teşvik edebilmek ve üniversitelerin toplumun sosyo-ekonomik ve kültürel ilerlemesinde ana paydaşlardan biri olma rolünü üstlenebilmesini mümkün kılabilmek için birincil ve en önemli kamu sorumluluğu olarak kalmalıdır.

8. Bunu sağlamak için hükümetler kurumların yetkilerini arttırmalı, onların temel özerkliklerini istikrarlı bir yasal ve finansal ortam sağlayarak güçlendirmelidir. Üniversiteler sorumluluğu kabul etmeli ve kurumsal kaliteyi ve stratejik yönetim kapasitesini geliştirerek öğrenciler ve diğer paydaşları ile sıkı işbirliği içerisinde reformları gerçekleştirme sorumluluğunu üstlenmelidir. 

Yükseköğrenimin Ayrılmaz Parçası Olarak Araştırma

9. Yükseköğrenim ve araştırma arasındaki sıkı bağ Avrupa üniversitelerinin tanımlayıcı bir özelliğidir ve Avrupa yüksek öğrenim sisteminin merkezinde yer alır. Hükümetler bu etkileşimin farkında olmalı, Avrupa’nın araştırma kapasitesini güçlendirmenin bir aracı olarak Avrupa Yükseköğrenim Alanı ve Avrupa Araştırma Alanı arasındaki bağı güçlendirmeye çalışmalı ve Avrupa Yükseköğreniminin kalitesini ve çekiciliğini arttırmalıdır. Bundan dolayı, doktora seviyesini, Bologna sürecinde üçüncü “aşama” olarak kabul etmeleri gerekir. Üniversiteler araştırma temelli öğretim ve öğrenimin Avrupa üniversitelerinde gerekli olduğunun üstünde durmaya devam etmelidir. Bütün seviyelerdeki mezunlar Avrupa’nın bir bilgi toplumu olarak gereksinimlerini karşılamak için araştırma ortamına ve araştırma temelli eğitime tabi tutulmalıdır.

10. Avrupa’daki üniversitelerin çeşitliliği; farklı ilgi alanlarında, farklı misyonlarda ve farklı güçlerde çok verimli işbirliklerinin yapılmasına büyük bir potansiyel sağlar. Doktora ve doktora sonrası düzeylerde Avrupa işbirliğini ve insanların hareketliliğini arttırmak, Avrupa Yüksek Öğrenim ve Araştırma Alanlarını bütünleştirmek için esastır.

Güçlü Kurumlar Kurarak Akademik Kaliteyi Arttırmak

11. Reformların başarıyla uygulanması, kurum içinde liderliği, kalite ve strateji yönetimini gerektirir. Hükümetler üniversitelerin kendi iç düzenlenmeleriyle ve yönetimleriyle ilgili (örneğin; kurumsal düzey, fakülteler ve personel idareciliği arasındaki iç denge ve yapı) uzun vadeli kararlar almasını sağlayacak koşulları yaratmalıdır. Hükümetlerin ve üniversitelerin yeniliklere yer vermek ve destek olmak için yeterli süreyi kapsayan, üzerinde görüşülmüş sözleşmeler yapmaları gerekmektedir. 

12. Üniversiteler kendi paylarına, liderliği teşvik etmeli ve kurum içi kalite güvencesi, sorumluluk ve şeffaflık oluşturabilmek için bir yönetişim yapısı oluşturmalıdırlar. Öğrenciler ilgili komitelere hizmet vererek kendilerine düşen görevi yapmalıdır. Dış paydaşlar yönetim ve danışma kurullarında hizmet vermelidir.

Bologna Sürecini İlerletmek

13. Bologna süreci aşırı kuralcılılıktan kaçınmalı, bunun yerine referans noktaları, ortak seviyeler ve ders tanımlarını geliştirmelidir. 

14. Üç seviyeli sistem uygulaması (üçüncü seviye doktora seviyesi) değişiklik gerektirmektedir. Üniversiteler için uygulama öncelikleri aşağıda belirtilmektedir. 

- Yaşam boyu öğrenim dahil, öğrenci merkezli ve esnek öğrenim yolları oluşturmak amacıyla, müfredatı yeniden yapılandırma ve geliştirme aracı olarak ECTS’yi (Avrupa Kredi Transfer Sistemi) uygulamak;
- Bir yandan müfredatlarda kurumsal özerklikleri ve farklılıkların faydalarını korurken diğer yandan nitelik çerçevelerinin ve öğrenme çıktılarının ortak tanımlarını geliştirmek ve tartışmak, 
- Lisans ve lisansüstü derecelerinin hakkıyla verilebilmesi için akademisyenleri, öğrencileri, profesyonel kurumları ve işverenleri müfredatın yeniden düzenlenmesi sürecine dahil etmek; 
- Müfredat içinde istihdam edilebilirliğe yönelik becerilerin kapsamlı bir şekilde tanımlanması ve teşvik edilmesi ve birinci aşama programlarının iş piyasasına girme şansı sunmasını sağlamak; 
- İstihdam edilebilirliliği arttırmak amacıyla Diploma Eki’ni (Diploma Supplement) daha geniş çapta tanıtmak, en çok kullanılan dillerde hazırlamak ve işverenler ve profesyonel kurumlar arasında bilinmesini sağlamak;

Hareketlilik ve Sosyal Boyut

15. Öğrenci hareketliliği kendi içinde akademik kaliteyi arttırır. Hareketlilik karşılaştırılabilir ve ayırıcı öğrenme yaklaşımları yoluyla öğretim ve araştırma kalitesini arttırarak çeşitliliğin bir değer olarak ortaya çıkmasını sağlar. Hareketlilik kişilerin istihdam edilebilirliğini artırır. Üniversite çalışanlarının hareketliliği de benzer yararlar sağlar.

16. EHEA (European Higher Education Area: Avrupa Yükseköğrenim Alanı) gerçekleşecekse hükümetler; hareketliliğin önündeki engelleri kaldırmak, öğrencilerin desteklenmesi için yeni yasalar çıkarmak (öğrenim kredileri ve burslarının taşınabilir olmasını sağlamak gibi), sağlık, sosyal servisler ve iş izni gibi konularda kuralları geliştirmek zorundadır.

17. Hükümetler ve kurumlar öğrenci desteğini (sosyal destek, konaklama ve yarı-zamanlı iş imkanları dahil), akademik ve profesyonel danışmanlığı, dil öğrenimini ve niteliklerin tanınmasını geliştirerek, hareketliliği teşvik etmelidir. Kurumlar, hareketliliği arttıran araçların (özellikle ECTS ve Diploma Eki) tam kullanımını sağlamalıdır. Kısa dönem hareketlilik ve yarı-zamanlı, uzak ve ergin öğrencilerin hareketliliği için de olanaklar arttırılmalıdır. 

18. Genç araştırmacıların ve öğretmenlerin kariyer imkanları genç doktoralıların Avrupa’da ve Avrupa’ya dönüşlerinde çalışmaya devam edebilmeleri için teşvik tedbirleri dahil, geliştirmelidir. İki kişinin de kariyer sahibi olduğu aileler için cinsiyet perspektifleri özel tedbirleri gerektirmektedir. Emeklilik haklarının transferlerindeki kısıtlamalar kaldırılmalı, nakli mümkün emeklilik ve diğer sosyal destek çeşitleri yürürlüğe konmalıdır. 

19. Öğretmenlik ve araştırma alanında kadınların katılımını arttırmak rekabet edebilir bir Avrupa için şarttır. Cinsiyet eşitliği akademik kaliteyi yükseltir ve üniversiteler bunu insan kaynakları yönetimi politikalarında vurgulamalıdır. 

20. The Trends 2003 (“Eğilimler 2003”) raporu, özellikle hareketlilik konuları ile ilgili bilgi tabanının yetersiz olduğunu göstermektedir. Ulusal hükümetler istatistiksel verileri geliştirmek için işbirliği içinde olmalı ve mevcut izleme mekanizmalarını gözden geçirmek için Avrupa Komisyonu ile birlikte çalışmalıdır. EHEA’nın gelişmesi ile ilgili konular hakkında daha fazla araştırma yapılmalıdır. 

21. Ortak programlar ve birleştirilmiş müfredata dayanan dereceler, Avrupa işbirliğini güçlendirmek için mükemmel bir araçtır. Hükümetler, ortak diplomaların verilmesi ve tanınması konusundaki yasal engelleri kaldırmalı ve böyle bir işbirliğin özel mali gerekliliklerini dikkate almalıdır.

22. Kurumlar ortak programlara olan gereksinimin farkına varmalı ve, mevcut pilot projelerden en iyi uygulamaların karşılıklı değişimini arttırarak, ECTS kredilerin geniş çapta kullanımıyla yetkinliklerin ve öğrenim sonuçlarının tanınmasını destekleyip yüksek kaliteyi sağlayarak ortak programlar geliştirmelidir. 

Kalite Güvencesi: Avrupa Politikasının Çerçevesi 

23. Kalite güvencesi Bologna sürecinde önemi sürekli artan bir yer teşkil eder. EUA, Avrupa için kurumsal özerkliğin sorumluluk yaratıp sorumluluk gerektirdiği inancına dayanan yani üniversitelerin iç kalite kültürünün oluşmasında sorumlu olduğu ve bir sonraki gerekli adımın bütün paydaşların içinde olduğu Avrupa düzeyinde ilerleme olduğu inançlarını temel alan eşit bir kalite güvencesi politikası önermektedir.

24. Mevcut bir iç kalite kültürü ve etkili prosedürler, enerjik entelektüel ve eğitimsel erişimleri teşvik eder. Etkin liderlik, yönetim ve yönetişim de bunu yapmaktadır. Öğrencilerin de aktif katılımıyla, üniversiteler, çalışma programları ve hizmet bölümleri dahil, etkinliklerin tamamını değerlendirmeli ve izlemelidir. Dış kalite güvence prosedürleri iç izlemelerin etkili yapılmış olup olmadığını denetleyen kurumsal denetime odaklanmalıdırlar . 

25. Kalite güvencesine Avrupa boyutu getirmenin amacı konu alanları ve ulusal koşulların farklılıklarını gözetirken, şeffaflığı arttırmak ve karşılıklı güveni sağlamaktır.

26. Avrupa için kalite güvence prosedürleri; akademik ve kurumsal kaliteyi geliştirmeli, kurumsal özerkliğe saygı duymalı, iç kalite kültürünü geliştirmeli, düşük maliyetli olmalı, kalite güvence temsilcilerinin değerlendirmelerini içermeli, bürokrasiyi ve maliyeti en aza indirmeli ve aşırı düzenlemelerden kaçınmalıdır. 

27. Bundan dolayı, EUA paydaşların ve özellikle üniversitelerin profesyonel “Avrupa için Yükseköğrenim Kalite Komitesi” oluşturmaları için işbirliği yapmalarını önermektedir. Bu yapı bağımsız olmalı, kalite için kurumların sorumluluklarına saygı ve kamu kaygılarına karşı duyarlılık göstermelidir. Komite tartışma için ortam sağlayacak, atanan bir kurul yoluyla önerilen prensiplerin uygulanmasını izleyecek ve kalite güvencesinde gerçek bir Avrupa boyutu geliştirecektir. 

Reformun Merkezindeki Üniversiteler

28. Bologna süreci başlangıçta siyasi alandan kumanda edilmekteydi. Fakat şimdi tüm ilgili ortakların (yüksek öğretim kurumları, hükümetler, öğrenciler ve diğer paydaşlar) aktif ve gönüllü katılımlarıyla ivme kazanmaktadır. 2010’un iddialı hedeflerinin gerçekleşmesi için tepeden inme reformlar yeterli değildir. Üstesinden gelinmesi gereken en büyük güçlük, kurumları kendi kendine yeterli hale getirmek için reformların temel kurumsal işlevlerin ve gelişme süreçlerinin içerisine tamamen entegre edildiğinden emin olmaktır. Üniversitelerin yasal değişiklikleri anlamlı akademik hedefler ve kurumsal gerçeklere dönüştürmek için yeterli zaman ayırmaları gerekmektedir. 

29. Hükümetler ve diğer paydaşlar kurumsal yeniliğin kapsamını ve üniversitelerin, Avrupa Birliği’nin Lizbon Deklarasyonu’nda belirtildiği şekilde Avrupa bilgi toplumunun uzun dönemli gelişmesine ve Avrupa Araştırma Alanı’na yaptıkları önemli katkıları kabul etmelidir. Bugün Avrupa nüfusunun yarısından fazlasının hayatını etkileyen Avrupa yükseköğrenimi ortak hareketle bütün kıtayı geliştirebilir. 

Leuven 4 Temmuz 2003