Lizbon Deklerasyonu (17-18 Mart 2000)

Sürekli yenilik ve bilginin gelişimi içerisinde olan bir toplum ve ekonomide Avrupa’da aktif vatandaşlığın, sosyal uyumun ve rekabet ortamının geliştirilmesi; eğitim, öğretim ve gençlik politikalarının belirleyici rolü ortaya koymaktadır. Bu durum, eğitim toplumunun geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Zira yaşam boyu öğretim daha iyi ve yeni gelişme, daha iyi iş istihdamları ve vatandaşlığın etkin bir şekilde kullanımı için önemli bir rol oynamaktadır.


Leonardo da Vinci II, Socrates II ve Gençlikle ilgili topluluk programlarının başlatılması konferansında bir araya gelen eğitim, öğretim ve gençlikten sorumlu Bakanlar “Yaşam Boyu Öğretim” konusu üzerine eğildiler. Bakanların tartışması, 4 çalışma gurubunda aşağıdaki konularda yoğunlaşmıştır.


• Hayat boyu öğretim için Avrupa stratejisi
• Eğitim, öğretim ve gençlik için faaliyetlerin organizasyonunda yenilik ve etkinlik
• Sosyal uyum ve vatandaşlığın etkin olarak kullanılması
• Hareketlilik, uyum sağlama ve iş istihdamı


Konferansa katılan sosyal partner eğitim, öğretim ve gençlikle ilgili programlarda bulunması gerekli yeni boyutları ele almışlardır. 
Bilgi ve enformasyon toplumunun ortaya çıkardığı sorunları ortadan kaldırmak için konferansa katılanlar hayat boyu öğretimin ve bilgi toplumunun geliştirilmesinin önemini vurguladılar.


Hayat boyu eğitimi geliştirmek için öğretim konusunda olduğu kadar vatandaşların ve işverenlerin katılımı konusunda da, partner motivasyonu stratejilerin tarifini yapmak gerekir. Sorumluluğu herkese ait olan bir süreçtir. İşte bu nedenle sadece eğitim veya öğretim sistemi içerisinde olan kişiler için değil, herkes için imkanlar olduğunu düşünmek suretiyle, devlet, fertler ve kuruluşlar arasında etkili işbirliğinin geliştirilmesi için ilişki kurmak gerekir.


Hayat boyu öğretime yönelik stratejiler, örgün ve yaygın öğretimin rolünü dikkate alması ve kamuoyunu memnun etmek ve farklı öğretim ihtiyaçlarını sağlamak ve özellikle gençlerde kendi kendine öğretim sorununa cevap vermek amacıyla en uygun teşkilat şekillerini geliştirmesi gerekmektedir. Bu stratejiler, yerel, bölgesel, ulusal ve Avrupa sayesinde çabayı gerekli kılmaktadır. Bunlar, geliştirilen iyi uygulamaların açıklanması ve somutlaştırılması için teşvik edici unsurlardır.


İstihdam politikasında eğitimin rolü belirtilmelidir. Bu, Lüksembourg sürecinde, Birlik ve Eğitim Bakanları çerçevesinde eğitime katılım ihtiyacını göstermektedir.


Öğretimin organizasyonu, okulları, öğretim merkezlerini içine almalıdır. Aynı şekilde yerel toplulukları, işverenleri ve sosyal partnerlerle işbirliğini dikkate almalıdır. Öğretim merkezlerinin kurulmasını teşvik etmek gerekir. İletişim ve bilgi teknolojilerinin kullanımı, öğretmen ve formatörlerin, onların kullanımına hazırlanması, hayat boyu öğretimin geliştirilmesi stratejisine daha uygun ve daha esnek bir teklif için ana faktörlerdir.


Bilginin tanınması ve geçerli hale getirilmesi, elde edilen becerilerin değerlendirilmesi, örgün sistemde olduğu kadar yaygın sistemde ve çalışma durumunda da öğretim alanlarının yönetiminde ve icra edilmesinde temel rol oynamaktadır.


Sosyal uyum ve vatandaşlığın etkili bir şekilde kullanılması toplumlarımızın ulaşması gerektiği hedeflerdir. Vatandaşlığın kullanılması ve işe giriş için temel becerileri tüm vatandaşlara vermek amacıyla gerekli çabaları harcamak gerekmektedir. Bilgiye dayalı ekonomi ve enformasyon toplumunun geliştirilmesi sosyal dışlanma risklerini artırmaktadır. Bu nedenle sosyal dışlanma tehdidi altında kalan gruplarla ilgili politikaları geliştirmek ve gençlikten itibaren, vatandaşlarda etkin davranışları doğurmak gerektiği ortaya çıkmaktadır.


Eğitim, öğretim ve gençlik politikaları hareketlilik, uyum sağlama kapasitesi ve vatandaşların istihdamı için anahtar bir öğeyi oluşturmaktadır. Leonardo da Vinci II, Socrates II ve Gençlikle ilgili topluluk programları ve hatta diğer Topluluk araçları hayat boyu eğitimi geliştirmek için temel bir katkıyı göstermektedir. Programların önceki uygulama deneyimi, programların yeniden uygulanmasının Avrupa kimliğinin geliştirilmesine ve etkinliklere sağlayacağı katkı bakımından iyimser olma imkanı vermektedir. Ve mevcut engelleri ortadan kaldırmak yönünde gayret çabaları geliştirmeye devam etmek gerekir.