Lüksemburg Öğrenci Deklerasyonu (17-21 Mart 2005)

Önsöz


ESIB-Ulusal Öğrenci Birlikleri 1982’den beri vardır ve karar vericilerin ve ulusal, Avrupa ve uluslararası düzeyde ortaklar önünde Avrupa’daki öğrencilerin sosyal, kültürel, politik ve ekonomik çıkarlarını teşvik etmeyi amaçlar. ESIB halen 36 ülkeden 50 üyeye sahiptir ve Avrupa’da 11 milyondan fazla öğrenciyi temsil eder. ESIB, Avrupa Yüksek Öğretim Alanının oluşturulmasında aktif olarak yer almıştır.


Biz, Avrupa’daki öğrenci temsilcileri olarak 17-21 Mart 2005 tarihleri arasında Lüksemburg’ta yapılan 9. Öğrenci Konvansiyonunda toplandık. Mevcut ESIB politikalarını dikkate alarak ve orta vadede Bologna Sürecinin geleceğini düşünerek aşağıdaki noktaları vurguluyoruz:

Giriş


Bologna Süreci’nin Avrupa yüksek öğretiminde olağanüstü bir değişimler başlatıcı olduğu kanıtlanmıştır. Pek çok ülke Bologna deklarasyonunda ve sonrasındaki Prag ve Berlin bildirilerinde belirlenen hırslı hedeflere ulaşmak için Yüksek Öğretim sistemlerini büyük ölçüde değiştirdiler.


ESIB Bologna sürecini entegre bir kıta oluşturmak için son derece önemli bir araç olarak görmektedir. Avrupa’nın çeşitli ortamlarda ortaya konan 21. yüzyıl hedeflerine ulaşması ancak herkes için yüksek kalitede eğitim ile mümkündür.


Bakanlar tarafından benimsenen önlemler sadece hepsi birlikte alınırsa bir anlam ifade eder. Bologna reformları eğer ülkeden ülkeye değişen bir “à la carte” olursa anlamsız olacaktır. Farklılık ve ortak eylem arasında denge korunmalıdır.


Bu nedenle katılımcı ülkelerin bazı taahhütleri bugüne değin ihmal edildi ve orijinal dönemin ikinci bölümünde daha fazla ele alınmalıdır.


Dünyadaki EHEA rekabeti üzerindeki güçlü odaklanma metalaşma sürecini ve beyin göçünü teşvik etmektedir ki bunlar ESIB’ın açıkça ve şiddetle karşı olduğu eğilimlerdir. EHEA’nın cazibesinin arttırılmasında sürdürülebilir kalkınma prensibi ve dünyanın diğer bölgeleri ile iş birliği takip edilmelidir.


Bologna Sürecinin, diğer reformlardan biri (yeni seçim mekanizmalarının başlatılması, bütçe kesintilerinin yapılması vs) gerçekleştirmek amacıyla kötüye kullanılmaması gerektiğini vurgularız. Diğer Avrupa çerçeveleri, Bologna Süreci içinde kabul edilemeyecek veya Bologna Sürecinden farklı bir siyasi amaca sahip olan reformları gerçekleştirmek amacıyla Bologna Sürecinin bir yedeği olarak kullanılmamalıdır. 

İlerleme ve Eylemler


Berlin bakanlar zirvesinde bakanlar üç önceliğe odaklanarak bir orta vadeli envanter uygulaması başlattılar – diploma sistemi, kalite güvencesi ve diplomaların ve eğitim sürelerinin denkliği. ESIB araştırması baz alınarak bu üç öncelikli konunun uygulaması ile ilgili gelişmeler ve problemler konusundaki öğrenci görüşünü vurgulamak üzere bu fırsatı kullanmak istiyoruz.

Diploma Yapısı


Bologna Sürecinin amaçlarından biri ve iki devreli diploma sisteminin başlatılmasının amacı eğitimler arasında daha fazla esneklik idi ancak Bologna Süreci ülkelerindeki mevcut genel durumun daha yüksek devrelere erişimle ilgili tüm finansal ve seçim engelleri nedeniyle devreler arasında serbest ve esnek eğitim yollarını engelleyen bariyerler olduğunu gösterdiği sonucuna varmak zorundayız.

Birinci devrenin başarıyla tamamlanması ikinci diplomaya girişe izin vermelidir. ESIB, ister özel giriş sınavları veya isterse sınırlı kontenjan olsun diğer tüm ilave seçim mekanizmalarına karşıdır. Her iki devre programları giriş ücreti olmadan sağlanmalıdır. Hem birinci devre hem de ikinci devre kendi özel değerine sahiptir zira farklı ve bazen tamamlayıcı ihtiyaçlara cevaplar sağlarlar. “Normal” diploma yoktur. Bunun yerine her ikisi de eşit derece değerli valörlü olmalı ve öğrenciler birinci devreden sonra devam etmek veya durmak seçim yapmak için serbest olmalıdırlar.

Kalite Güvencesi


Bazı Bologna katılımcı ülkelerinde kalite güvencesinin uygulamasında ilerleme görmemize rağmen, öğrencilerin yetersiz katılımlarında dolayı memnun değiliz. ESIB araştırması açıkça göstermektedir ki ülkelerin büyük çoğunluğunda öğrenciler dahili ve harici kalite güvencesinin tüm bölümlerinde tamamen yer almamaktadır. Yüksek Öğretimde komple ortaklar olarak, öğrenciler her zaman kalite güvencesinin tüm düzeylerinde ve yönlerinde yer almalıdırlar.

Hangilerinin bir kalite standardını yerine getireceği ve hangilerinin getirmeyeceği konusuna açıklık getirmesi gereken Kalite Güvence ajansları için bir eş gözden geçirme sisteminin kurulmasına dair desteğimizi ifade ederiz. Ancak, eş gözden geçirmeler ve Avrupa siciline dahil olmanın bağımsız ve güvenilir olarak değerlendirilmesinin ancak denetim altında yapılmış olması ve yüksek öğretimdeki ana hissedarların, yani HEI, kalite güvence ajansları, hükümetler ve öğrencilerden temsilcilerin mülkiyetine sahip olması durumunda mümkün olacağı anlaşılmalıdır.

Diplomaların ve Eğitim Periyotlarının Denkliği


EHEA’nın büyük kısmında Lizbon Denklik Konvansiyonunun hala gereğince uygulanmadığını büyük bir kaygıyla izliyoruz. Lizbon Denklik Konvansiyonunun prensiplerinin ulusal mevzuata eklenmesi ve ulusal ve kurumsal denklik uygulamalarında uygulanmasının sağlanması için çalışıyoruz.

Pek çok HEI çeşitli Diploma Ekleri geliştirdi. Pek çok durumda Bologna Süreci içinde kararlaştırılan temel unsurları yerine getirmiyorlar. Bu nedenle, Diploma Ekinin öğrencilerin istemesine gerek kalmadan ve ücretsiz olarak verilmesi gerektiğini tekrar vurgulamak istiyoruz. Diploma eki kurumun dilinde ve başka bir yaygın Avrupa dilinde verilmelidir.

Önümüzdeki Yol


Öncelik Olarak Sosyal Boyut


Prag ve Berlin bildirilerinde, EHE’nın sosyal boyutu bakanlar tarafından vurgulandı. Öğrenciler için, EHEA’nın bu boyutu büyük bir öneme sahiptir zira öğrencilerin Bologna Sürecinin Yüksek Öğretim için sağlayacağı ilerlemelerden tamamen faydalanmaları ancak yeterli yaşama ve okuma koşulları ile mümkündür. Bu erişimde eşitlik ve eğitimin tamamlanmasında eşit şartları gerektirir. Bu sadece bildirilerde nazik bir formül olmamalı ve reformlar gerçekleştirilirken ciddi olarak düşünülmelidir.

Bunu aklımızda tutarak şunları vurgularız:


- Öğrenciler için destek programları öğrencilerin yaşama masraflarını karşılamak için yeterli olmalıdır. ESIB ayrıca herkes için bursların diğer finansal destek sistemine göre daha çok tercih edildiğini vurgular.
- Eğitim finansman sistemlerinin hareketliliği artırmak amacıyla taşınabilir olması ve ebeveyn gelirinden bağımsız olması önemlidir.
- Konut, sağlık bakımı, gıda ve diğer danışma ve sosyal hizmetleri karşılayan tüm öğrenciler için yeterli sosyal destek sistemi öğrencilerin sosyal refahlarını garanti etmek için düzgünce uygulanmalı ve geliştirilmelidir.
- Bu sistemlerin tasarımında ve yönetiminde, öğrenci ihtiyaçlarını en iyi kendileri bileceklerinden öğrenciler bütünleyici bir parça olmalıdırlar.

Sosyal boyutu Bologna Sürecinin tamamlayıcı bir hedefi olarak görüyoruz. Diğer hedefler düşünüldüğünde sosyal boyut tamamlayıcı bir parça olarak düşünülmelidir. Sosyal boyutun uygulaması ciddi şekilde gerçekleşmediğinden, aşağıdaki konularda ısrar ediyoruz:

1. Sosyal boyut Bergen konferansından sonra bir öncelik olacaktır
2. Envanter sürecinin bir parçası olacaktır

Öğrenci Hareketliliği İçin Kalan Tüm Engellerin Kaldırılması


Bologna Sürecinin ana hedeflerinden biri öğrenci hareketliliğini artırmaktır. Ancak, öğrenci hareketliliği için engelleri kaldırmak amacıyla bazı yapısal değişiklikler yapılsa dahi pek çok engel halen devam etmektedir.

Şu anda en ciddi engellerden biri ile mücadele etmenin zamanının geldiğine inanıyoruz: hareketliliğin finansmanında eksiklik.

Hareketliliğin ayrım yapılmaksızın tüm öğrenciler için erişilebilir olması gerektiğine inanıyoruz. EHEA’da öğrenci hareketliliği bir hak olmalıdır, bir ayrıcalık olarak kalmamalıdır.

Sorunun önemi kıtanın artan entegrasyonu ile ve Bologna Sürecine katılan ülkelerin sayısı ve farklılığındaki artış ile büyümektedir. Öğrenciler hareketliliğin sadece en iyiler ve finansal olarak en iyi durumdakiler için ayrıldığını düşünmektedirler.

Bu nedenle Bergen’de toplanacak olan Bakanlardan aşağıdaki eylemleri gerçekleştirmelerini istiyoruz:

1. Bir Avrupa hareketlilik fonunun kurulması. Bu şekilde hareketliliğin önündeki finansal engeller değerlendirilecek ve bir sonraki Bakanlar Konferansı için somut eylem teklifi yapılabilecektir. 

2. hareketli öğrenciler için vize ve oturum izinlerinin alınmasının kolaylaştırılması veya iptal edilmesi, zira bunlar EHEA’nın farklı ülkeleri arasındaki öğrencilerin hareketliliğini sınırlamaktadır.


3. Katılımcı ülkelerdeki öğrencilerin sosyal ve ekonomik durumu hakkında mukayese edilebilir veriler kurulması

Çeşitli Bakanlık Bölümleri Arasında İşbirliği


Genel olarak, EHEA’nın Avrupa’daki tüm öğrenciler için somut bit gerçeklik haline getirilmesi sadece Yüksek Öğretim aktörlerinin çabalarının yeterli olmadığının kabulünü gerektirdiğini düşünüyoruz. Yüksek Öğretimden sorumlu tüm Bakanlara diğer departmanlardaki meslektaşlarının daha istikrarlı katılımlarının düşünmeye davet ediyoruz. Yüksek Öğretim reformları tüm hükümetin entegre bir politikası tarafından yönetilmelidir ve resmi ehliyet sorumlulukları ile sınırlanmamalıdır.

Öğrencilerin Rolü


Sonuç olarak, ehil, aktif ve yapıcı ortaklar olarak öğrencilerin yüksek öğretim alanındaki değişiklikler için itici güçlerden biri olarak görülmeleri gerektiğini yineliyoruz. Bologna Sürecindeki tüm düzeylerdeki (Avrupa, ulusal, bölgesel ve lokal) öğrenci katılımının Sürecin başarısı için ana koşullardan biridir: Sürecin uygulanmasının herkes için daha verimli ve tatmin edici olması sadece öğrencilerin tüm düzeylerde katılımı ile mümkündür.

ESIB – Avrupa’daki Ulusal Öğrenci Birlikleri, Avrupa düzeyinde öğrencilerin temsilci olarak, Bologna Sürecinin geleceğinde ve takibindeki tartışmalarda yapıcı olarak katılmaya kararlıdır.

ESIB – Avrupa’daki Ulusal Öğrenci Birlikleri öğrencilerin görüşlerinin Avrupa düzeyinde temsili ve teşvikine devam etmeye kararlıdır.

Lüksembourg, 20 Mart 2005