Prag Deklerasyonu (19 Mayıs 2001)

Avrupa Yüksek Öğrenim Alanına Doğru


Yüksek Öğrenim’den sorumlu Avrupa Bakanları Buluşması Bildirisi

Bologna Deklarasyonunun imzalanmasından iki yıl, Sorbon Deklarasyonunun imzalanmasından üç yıl sonra 32 devletin Milli Eğitim Bakanları, kaydedilen ilerlemeleri gözden geçirmek ve sürecin ileriki yıllardaki yönünü ve önceliklerini ortaya koymak amacıyla Prag’da bir araya gelmişlerdir. Bakanlar 2010 yılı itibarıyla Avrupa Yüksek Öğrenim Alanının oluşturulması amacına bağlılıklarını teyit etmişlerdir. Bu toplantı için Prag’ın seçilmesi, Avrupa Birliği’nin genişlemesinin ışığında Avrupa’nın tamamını sürece dahil etme isteğinin sembolüdür.


Bakanlar izleme grubu tarafından hazırlanan “Bologna Sürecini İlerletmek” raporunu incelemişler ve Bologna Deklarasyonunda ortaya konan hedeflerin geniş ölçüde benimsendiğini ve hem üniversiteler ve diğer yüksek öğrenim kurumları hem de imzalayan devletlerin çoğu tarafından yüksek öğrenimin gelişmesi için bir zemin olarak kullanıldığı sonucuna varmışlardır. Bakanlar, öğrencilerin, öğretmenlerin, araştırmacıların ve idari personelin, Avrupa Yüksek Öğrenim alanının demokratik değerleri, kültürlerin dillerin ve yüksek öğrenim sistemlerin farklılığını içeren zenginliğinden faydalanabilmesi için, hareketliliğin teşvik edilmesine yönelik çabaların devam etmesi gerektiğini teyit etmişlerdir.


Bakanlar 29-30 Mart tarihlerinde Salamanca’da gerçekleşen Avrupa Yüksek Öğrenim Kurumları Konvansiyonunun bilgilerini hem de 24-25 Mart’ta Göteburg’da yapılan Avrupa Öğrencileri Konvansiyonunun tavsiyelerini almışlar ve Avrupa Öğrencileri Ulusal Birlikleri’nin (ESIB) Bologna Sürecine aktif katılımını takdir etmişledir. Ayrıca süreci ileriye götüren diğer girişimleri de takdirle karşılamışlardır. Bakanlar Avrupa Komisyonunu yapıcı katılımlarını da kaydettiler.


Bakanlar, Deklarasyonda bulunan derece yapısıyla ilgili olarak tavsiye edilen eylemlerin ülkelerin çoğunda yoğunlukla ve genişlikle ele alındığını gözlemlemişler ve özellikle kalite güvencesi ile ilgili çalışmaların ilerlemesini takdir etmişlerdir. Bakanlar ulusötesi eğitimin getirdiği zorlukların belirlenmesi için işbirliğinin gerekliliğini ve ayrıca eğitimde yaşam boyu öğrenmeye dayalı bir perspektife duyulan ihtiyacı onaylamışlardır.


Bologna Sürecinin Altı Hedefini İzleyen Eylemler


Bologna Deklarasyonunun belirttiği gibi Bakanlar da Avrupa Yüksek Öğrenim Alanını oluşturmanın Avrupa’daki yüksek öğrenim kurumlarının çekiciliğini ve rekabet edebilirliğini arttırmanın bir koşulu olduğunu ortaya koymuşlardır. Yüksek Öğrenimin bir kamu malı olarak ele alınması gerektiği, sosyal bir sorumluluk olduğu ve öyle kalacağı (yasal düzenlemeler vs) fikrini ve öğrencilerin yüksek öğrenim topluluğunun tam üyeleri olduğu fikirlerini desteklemişlerdir. Bu açıdan Bakanlar sürecin geleceğini şu şekilde açıklamışlardır.


Kolayca Anlaşılabilir ve Karşılaştırılabilir Bir Derece Sisteminin Benimsenmesi


Bakanlar üniversitelerin ve diğer yüksek öğrenim kurumlarının varolan ulusal yasal düzenlemelerinden ve ders birimlerinin, derecelerin ve diğer kazanımların (awards) akademik ve profesyonel olarak tanınırlığını kolaylaştırmaya yönelik Avrupa araçlarından tam olarak yararlanmalarını teşvik etmişlerdir. Böylece vatandaşlar kendi değerlendirmelerini, yeterliliklerini ve vasıflarını Avrupa Yüksek Öğrenim Alanı içinde etkin olarak kullanabileceklerdir.


Bakanlar NARIC ve ENIC gibi varolan organizasyon ve ağların, kurumsal ve ulusal düzeyde ve Avrupa düzeyinde, niteliklerin temel çeşitliliğini yansıtan basit, etkin adil bir tanınırlığı güçlendirmesi için çağrıda bulunmuşlardır.


İki Aşamalı Sistemin Benimsenmesi


Bakanlar iki temel aşama üzerine yapılanmış bir derece sistemi oluşturma amacının, yani yüksek öğrenimi lisans ve lisans sonrası çalışmaları şeklinde eklemlemenin üzerinde çalışıldığını ve tartışıldığını dile getirdiler. Bu yapı bazı ülkelerde şimdiden benimsenmiştir ve bir çok ülkede de büyük bir ilgiyle ele alınmaktadır. Bir çok ülkede lisans ve lisans sonrası derecelerinin ya da kıyaslanabilir iki aşamalı derecelerin hem üniversiteler hem de diğer yüksek öğrenim kurumlarınca verilebildiğinin belirtilmesi de önemlidir.Derece programlarının, Helsinki seminerinde lisans dereceleri için karşılaştırıldığı gibi, bireysel ve akademik ihtiyaçların ve işgücü piyasasının ihtiyaçlarının farklılıklarına göre farklı yönelimleri ve çeşitli profilleri olabilir hatta olmalıdır. (Şubat 2001).


Kredi Sisteminin Kurulması


Bakanlar, öğrenim ve nitelik süreçlerinin daha esnek olması için; transfer edilebilir ve toplanan işlevlerin her ikisini de sağlayarak; AKTS veya AKTS’ye uyumlu bir kredi sisteminin desteklendiği niteliklerin ortak yapı taşlarının benimsenmesinin önemli olduğunu vurgulamışlardır. Karşılıklı olarak tanınan kalite güvence sistemleriyle birlikte; bu tür düzenlemeler öğrencilerin Avrupa çalışma pazarına girişlerini kolaylaştıracak ve Avrupa yüksek öğreniminin uyumunu, cazibesini ve rekabet gücünü artıracaktır. Bu tür bir kredi sistemi ve Diploma Ekinin genelleştirilerek kullanımı bu yöndeki ilerlemeyi büyütecektir.


Hareketliliğin Desteklenmesi


Bakanlar; Bolonya Deklarasyonunda belirtildiği gibi; öğrencilerin, öğretmenlerin, araştırmacıların ve yönetim kadrosunun hareketliliğinin geliştirilmesi amacının son derece önemli olduğunu teyit etmişlerdir. Bu nedenle; öğrencilerin, öğretmenlerin, araştırmacıların ve yönetim kadrosunun özgür hareketine karşı tüm engellerin kaldırılmasının takibi konusunda verdikleri sözü doğrulamışlar, hareketliliğin sosyal boyutunu vurgulamışlardır. Avrupa Topluluğu programları tarafından önerilen değişkenlik imkanlarını ve bu alanda -Nice’te 2000 yılında Avrupa Komisyonu tarafından onaylanan Değişkenlik Eylem Planı’nın kurulması- ulaşılan ilerlemeyi kaydetmişlerdir.


Kalite Güvencesinde Avrupa İşbirliğinin Özendirilmesi


Bakanlar; kalite güvence sistemlerinin, Avrupa’nın her tarafında yüksek kalite standardı garantisindeki ve niteliklerin karşılaştırabilirliğini kolaylaştırmadaki hayati rolünün farkına varmışlardır. Ayrıca tanınma ve kalite güvence ağları arasında yakın işbirliğini teşvik etmişlerdir. Ulusal kalite güvence sistemlerinin yakın Avrupa işbirliği, karşılıklı güven ve kabulünün önemini vurgulamışlardır. En iyi uygulama örneklerini yaymak, değerlendirme ve akreditasyon / belgelendirme mekanizmalarının karşılıklı kabulü için senaryolar tasarlamak konusunda Üniversiteleri ve diğer yüksek öğretim kurumlarını teşvik etmişlerdir. Bakanlar; referansta ortak bir çerçeve kurmak için işbirliği yapmak ve en iyi uygulamayı yaymak için Yüksek Öğretimde Kalite Güvencesi Avrupa Ağı (ENQA) üyesi olmayan ülkelerden ilgili taraflarla işbirliği yapmak konusunda üniversitelere, diğer yüksek öğretim kurumlarına, ulusal ajanslara ve ENQA’ya çağrı yapmıştır.


Yüksek Öğrenimde Avrupa Boyutlarının Desteklenmesi


Bakanlar; yüksek öğrenimin önemli Avrupa boyutlarını ve mezun istihdamını güçlendirmek için; modüllerin, derslerin ve müfredatların “Avrupa” içeriği, oryantasyonu veya organizasyonuyla birlikte bütün seviyelerde gelişimini yükseltmek için yüksek öğrenim sektörüne çağrıda bulunmuşlardır. Bu; değişik ülkelerdeki kurumlar tarafından ortaklıkta önerilen belirli modüller, dersler, derece müfredatları ve tanınmış bir ortak dereceyi ilgilendirmektedir. 

Bakanlar ayrıca aşağıdaki noktaları vurgulamışlardır:


Yaşam boyu öğrenim


Yaşam boyu öğrenim; Avrupa Yüksek Öğrenim Alanının temel parçasıdır. Bilgi odaklı toplum ve ekonomi doğrultusunda kurularak, gelecekteki Avrupa’da rekabet edilebilmesi, yeni teknolojilerin kullanılması ve sosyal uyum, eşit fırsatlar ve hayat kalitesinin düzeltilmesi için; yaşam boyu öğrenim stratejileri önem arz etmektedir.


Yüksek Öğrenim Kurumları ve Öğrenciler


Bakanlar; bir Avrupa Yüksek Öğrenim Alanının kurulması ve şekillendirilmesinde; üniversitelerin, diğer eğitim kurumlarının ve öğrencilerin yeterli, aktif ve yapıcı ortaklar olmalarına ihtiyaç duyulduğunu vurgulamışlardır. Kurumlar; uyumlu, verimli, henüz çeşitlendirilmiş ve uyarlanabilen bir Avrupa Yüksek Öğrenim Alanının yaratılmasının önemini kanıtlamışlardır. Bakanlar; devam eden istihdamla akademik kaliteyi birleştiren çalışma programlarının geliştirilmesi katkılarına takdirlerini sunmuşlar ve yüksek öğrenim kurumlarına devamlı faal olmaları çağrısında bulunmuşlardır.


Bakanlar; öğrencilerin organizasyona, üniversitelerdeki eğitimin içeriğine ve diğer yüksek öğrenim kurumlarına nüfuz etmeleri gerektiğini onaylamışlardır. Bakanlar ayrıca; öğrenciler tarafından tekrarlanan Bolonya sürecinde sosyal boyutun hesaplanması gerekliliğine de onay vermişlerdir.


Avrupa Yüksek Öğrenim Alanının Çekiciliğini Artırmak


Bakanlar; Avrupa ve dünyanın diğer bölgelerindeki öğrenciler için, Avrupa Yüksek Öğreniminin çekiciliğini artırmanın önemi konusunda anlaşmışlardır. Dünya çapındaki Avrupa yüksek öğrenim derecelerinin anlaşılabilirliği ve karşılaştırılabilirliği; niteliklerin ortak bir çerçevesinin geliştirilmesiyle, aynı zamanda tutarlı kalite güvencesi, akreditasyon / belgelendirme mekanizmaları ve çoğalmış bilgi eforları ile artırılmalıdır.


Bakanlar; yüksek öğrenim kalitesinin ve araştırmanın; Avrupa’nın uluslararası çekicilik ve rekabet edebilirliğinde önemli bir belirleyici olduğu ve olması gerektiğini özellikle vurgulamışlardır. Bakanlar; değişik profillerde kurumlar ve programlarla bir Avrupa Yüksek Öğrenim Alanı faydasına daha çok dikkat edilmesi gerektiği konusunda anlaşmışlardır. Ulusötesi eğitimin olası sonuç ve bakış açıları ile ilgili Avrupa ülkeleri arasındaki işbirliğinin artırılması çağrısında bulunmuşlardır.


Düzenli İzleme


Bakanlar Bologna Deklarasyonunda ortaya konan amaçlar doğrultusunda kültürler, diller ve ulusal sistemler arasındaki benzerliklere güvenerek ve farklılıklardan faydalanarak işbirliğini devam ettirmeyi, hükümetler arası işbirliğinin ve hem Avrupa üniversiteleriyle, diğer yüksek öğrenim kurumlarıyla ve öğrenci organizasyonlarıyla sürmekte olan diyalogların hem de topluluk programlarının tüm olasılıklarını kullanmayı taahhüt ettiler.


Bakanlar Avrupa Birliği programlarından Socrates, Leonardo da Vinci ve Tempus Cards’a başvuran ve Bologna Sürecine katılan yeni üyeleri memnunlukla karşılamışlardır. Başvuruları Kabul edilen ülkeler Hırvatistan, Kıbrıs ve Türkiye’dir.


Bakanlar ilerlemenin gözden geçirilmesi ve Avrupa Yüksek Öğrenim Alanını oluşturma sürecinin gelecek evreleri için yönlerin ve önceliklerin ortaya konması için yeni bir izleme toplantısının 2003 yılının ikinci yarısında Berlin’de yapılmasını kararlaştırmışlar ve izleme çalışmalarının bir izleme ve bir hazırlık grubundan oluşan bir yapıyı gerektirdiğini onaylamışlardır. İzleme grubu bütün katılımcıların, yeni katılanların ve Avrupa Komisyonunun temsilcilerinden oluşmalı ve AB Başkanlığını yapan ülke tarafından yönetilmelidir. Hazırlık grubu daha önceki Bakanlar Buluşmaları’na ev sahipliği yapmış ve bundan sonrakine ev sahipliği yapacak ülke temsilcileri, iki AB üye ülkesi ve iki AB üyesi olmayan ülkenin temsilcilerinden oluşmalı ve bu son dört üye izleme grubu tarafından seçilmelidir. Dönemin AB Başkanı ve Avrupa Komisyonu Hazırlık Grubunun bir parçası olmalıdır. Hazırlık Grubu bir sonraki Bakanlar Buluşmalısı’na ev sahipliği yapacak ülkenin temsilcisi tarafından yönetilmelidir. İzleme çalışmalarında Avrupa Üniversiteler Birliği (EUA), Avrupa Yüksek Öğrenim Kurumları Birliği (EURASHE), Avrupa Öğrencileri Ulusal Birlikleri (ESIB) ve Avrupa Komisyonu’na danışılmalıdır. Bakanlar süreci daha ileriye götürmek için izleme komitesinin şu alanlarda seminerler düzenlemesini teşvik etmişlerdir: Akreditasyon ve kalite güvencesi konusunda İşbirliği, tanınma konusu, Bologna Sürecinde kredilerin kullanılması, ortak derecelerin geliştirilmesi,özellikle hareketliliğe yönelen engeller vurgulanarak sosyal boyut, Bologna sürecinin genişlemesi, yaşam boyu öğrenme ve öğrenci katılımı.